71 YAŞIMDA, ANNESİZ BABASIZ KALAN DÖRT TORUNUMUN

Korkuyordu.

“Anne...”

Sesi titredi.

“Bu videoyu izliyorsan, büyük ihtimalle ben sana bunları yüz yüze anlatamadım.”

Gözlerim doldu.

Elimi ağzıma kapattım.

Gülay devam etti.

“Taylan kötü biri değildi. Ama ailesi hakkında bana yıllarca her şeyi anlatmadı.”

Ekrana doğru eğildim.

“Kaza olursa, bize bir şey olursa çocukları Sibel ve Cüneyt’e vermemen gerekiyor. Çünkü onların çocukları istemesinin sebebi sevgi değil.”

Videoda Gülay kısa bir süre sustu.

Ardından kameraya daha da yaklaştı.

“Çocukların adına açılmış hesaplarda çok büyük para var.”

Nefesim kesildi.

Ne hesabı?

Ne parası?

Gülay bunu da açıklıyordu.

Yıllar önce Taylan’ın dedesinden kalan büyük bir arazinin satışından ciddi bir para elde edilmişti. Taylan, çocukların geleceğini güvence altına almak için paranın büyük bölümünü dört torunum adına ayrı hesaplara yatırmıştı.

Ama bu hesaplar çocuklar reşit olana kadar yalnızca yasal vasilerinin gözetiminde kullanılabiliyordu.

“Anne, Sibel ve Cüneyt bunu öğrendi.”

Gülay’ın gözlerinden yaşlar akmaya başladı.

“Son aylarda bizi çocukların velayetini onlara bırakmaya zorladılar. Taylan kabul etmedi. Hatta ailesiyle büyük kavga etti.”

Bir anda cenazeden sonraki günler gözümde canlandı.
Reklamlar