71 YAŞIMDA, ANNESİZ BABASIZ KALAN DÖRT TORUNUMUN

“Anne, son iki haftadır takip edildiğimizi düşünüyorum.”

İçim buz kesti.

“Eğer bize bir şey olursa, paketin içindeki anahtar seni doğru yere götürecek.”

Video burada bitti.

Ekran karardı.

Dakikalarca kıpırdayamadım.

Sonra anahtarı aldım.

Üzerinde küçük bir metal etiket vardı.

A-214

Ne anlama geldiğini bilmiyordum.

Mektubun kalanını açtım.

Kızım oraya tek bir adres yazmıştı.

Şehrin dışındaki eski bir sanayi sitesinde bulunan kiralık depo şirketinin adresi.

O gün işe gitmedim.

Doğruca oraya gittim.

Depo görevlisine anahtarı gösterdiğimde bana uzun uzun baktı.

“214 numara. Alt koridor.”

Demir kapının önüne geldiğimde dizlerim yeniden titremeye başladı.

Anahtarı çevirdim.

Kapıyı açınca içeride yalnızca küçük bir masa, iki koli ve metal bir dosya dolabı gördüm.

İlk kolinin içinde çocukların doğum belgeleri, banka evrakları ve sigorta poliçeleri vardı.

İkinci kolinin içindeyse Taylan’ın babasının şirketine ait klasörler bulunuyordu.

Faturalar.

Havale kayıtları.

Sahte imzalı belgeler.

Ve bir dosyanın kapağında büyük harflerle şu yazıyordu:

CÜNEYT K. — ŞİRKET HESAPLARI

Ne aradığımı tam bilmeden evrakları karıştırırken küçük bir ses kayıt cihazı buldum.

Çalıştırdım.

İlk duyduğum ses Taylan’ın sesiydi.

“Baba, bu paraları geri koyacaksın. Yoksa savcılığa gideceğim.”

Ardından Cüneyt’in sesi geldi.

“Bunu yaparsan hepimizi mahvedersin.”

“Ben değil, bunu sen yaptın.”

“Çocuklarını da düşün.”
Reklamlar