Sonra çevresine bakıp uzun zamandır duymayı beklediğim bir şey söyledi:
“Belki yeniden daha sık dışarı çıkmalıyım.”
Tam o sırada yan masadaki bir kadının anneme baktığını fark ettim. Bakışları annemin yüzünden önündeki tiramisuya kayıyordu.
Ardından herkesin duyabileceği bir sesle:
“Belki bu sefer tatlıyı yemeseniz daha iyi olur,” dedi.
Restorandaki neşeli hava bir anda değişti.
Annemin yüzündeki gülümseme kayboldu.
Çantasına uzandı.
“Defne, sanırım gidelim.”
İşte en çok korktuğu şey gerçekleşmişti.