Ağzımı kapattım.
Melisa’nın annesi odanın diğer ucundan gelip yanımda diz çöktü. "Ben Canan," dedi yumuşak bir sesle. "Ve… teşekkür ederim. Kızınıza nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum."
Zorlukla yutkundum. "Bizim ailemiz de kanserle savaştı. Leyla babasının başına gelen her şeyi izledi. Bunun insanlara neye mal olduğunu çok iyi biliyor."
Canan'ın yüzü darmadağın oldu.
Leyla utandı. "Ben sadece Melisa'nın artık öğle yemeklerinde tuvalette saklanmasını istemedim."
Melisa ona baktı.
"O tuvaletten nefret ediyorum," dedi.
"Biliyorum Melisa," dedi Leyla.
Sonra adamlar birbirlerinin sözünü keserek Volkan’ın vardiyaları nasıl üstlendiğini, Leyla’nın resimlerini dolabında nasıl sakladığını ve benim yaptığım hamur işlerini kendisi yapmış gibi işe getirip nasıl hava attığını anlatmaya başladılar.
"O adam hayatta yemek yapamazdı," dedim.
"Biliyorduk," dedi amir Murat. "Ama bu tatlı yalana saygı duyuyorduk."
Sonra Leyla sordu: "Benden çok bahseder miydi?"
Levent herkesten önce cevap verdi: "Her gün."
"Çok hastalandığında bile mi?"
"Özellikle o zamanlarda."
Melisa uzanıp Leyla’nın elini tuttu.
Cenazeden beri ilk kez, içimizdeki o büyük yas artık kilitli bir oda gibi hissettirmiyordu. Aralanan bir kapı gibiydi.
Ayağa kalktım ve yüzümü sildim.
"Pekala," dedim. "Leyla’yı okulun iyilik maskotu haline getirmeyeceğiz."
Sonra Mete Bey'e döndüm. "Ama bu okul da bir odada on dakika ağlayıp sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edemez. Melisa’nın tedavisi bitti ama yaşadıkları bitmedi. O çocukların ceza alması gerekiyor ve buradaki her çocuğun onun yaşadıklarının ne kadar önemli olduğunu öğrenmesi şart."
Müdür duruşunu dikleştirdi. "Aileleri zaten yolda, incelemeyi bitirene kadar çocukların tüm aktivitelerle ilişiği kesildi. Ve okulda çok daha büyük bir farkındalık çalışması başlatacağız."
Başımı salladım. "Güzel."
Canan’a döndüm. "Ve eğer siz de isterseniz, bu yardım fonu Volkan’ın adıyla kalmaya devam edecek."
Mendili ağzına bastırıp başını salladı. "Onur duyarım."
Leyla bana baka kaldı. "Tıpkı babam gibi konuşuyorsun."
Bu sözler tam göğsümün ortasına oturdu.
Okulun koridoruna çıktığımda Volkan’ın zarfını açtım.