31 yaşındayım ve eskiden evliliğimin sarsılmaz olduğuna inanırdım. Tarık ile dört yıldır birlikteydik ve ikiz kızlarımızı kucağımıza almıştık. Hayat; gece yarısı beslemeleri, çamaşır yığınları ve yorgunluktan ibaret bir bulanıklığa dönüşmüştü ama ben bu kaosun gerçek bir şeyler inşa ettiğimiz anlamına geldiğini sanıyordum.Ancak o ilk aylarda bir yerlerde, Tarık uzaklaşmaya başladı. Küçük şeylerle başladı: Daha az sohbet, benden kaçırdığı gece yarısı mesajları ve "iş stresi" diyerek geçiştirdiği duygusal mesafeler. Sonra bir gece, ben üzerimde süt lekeli bir tişörtle uykusuzluktan bitap düşmüşken, bana sakince boşanmak istediğini söyledi. Beni artık sevmediğini ama "kızlara bakmaya devam edeceğine" dair söz verdiğini belirtti.