“Babaannem, seninle benim sadece hazır çorba yiyebileceğimizi söyledi.”
On bir yaşındaki kızım Elif bu sözleri fısıldadığında, göğsümün derinliklerinde bir şeylerin tamamen kırıldığını hissettim. İstanbul’daki kurumsal şirketimdeki yoğun mesainin ardından gece saat dokuzda eve yeni dönmüştüm. Kapıdan girer girmez burnuma erimiş tereyağı, taze deniz ürünleri ve sarımsak kokuları geldi. Yemek odasından ise kadeh sesleri ve kocam Burak’ın neşeli kahkahaları yükseliyordu. Burak, annesi Güler Hanım’a, “Bize bir porsiyon daha kral yengeç ver anne, nasıl olsa bu gece bütün hesabı Ceyda ödüyor!” diye sesleniyordu.Korku Filmleri