Karanlık koridordan geçip mutfağa girdiğimde, Elif’i zifiri karanlıkta kuyu gibi bir taburenin üzerinde otururken buldum. Elinde dumanı tüten bir kâğıt bardak hazır çorba vardı ve beni görünce suç işlemiş gibi bardağı arkasına saklamaya çalıştı. Güler Hanım, kızıma kendi kazandığım paranın sadece Burak ve kendisi için olduğunu, kızımın ise okulda zaten yeterince yediğini söyleyerek onu karanlığa hapsetmişti.
Bağırıp çağırmadım, eşyaları kırmadım. Yalnızca mutfak tezgâhına tutunup sakinleşmeyi bekledim. Masada tam yedi yüz dolarlık bir restoran fişi ve Güler Hanım’a acil ev ihtiyaçları için verdiğim ek kredi kartının imzalı slipleri duruyordu. Ceketimin cebindeki hafıza kartına dokundum. Zaten altı aydır kocamın gizli banka hesaplarını, haberim olmadan çekilmeye çalışılan kredileri ve finansal usulsüzlükleri sessizce takip ediyordun. Fakat o gece sadece paramı değil, kızımın gururunu da çalmışlardı.