Gelinim Pembe Gelinliğimi Görünce

Kimse cevap vermedi.

“Ben biliyorum.”

Selin’in yüzündeki renk tamamen çekilmişti.

Mert devam etti.

“Çünkü annem bu gelinliği aslında yalnızca bugün için dikmedi.”

Kaşlarımı çattım.

“Ne demek istiyorsun?” diye fısıldadım.

Mert bana baktı.

“Anne, hatırlıyor musun? Ben sekiz yaşındayken okulda bir resim yarışması vardı.”

Bir anda geçmiş gözümün önünde canlandı.

Mert’in küçücük elleriyle yaptığı resimler.

Boya kalemleri.

Mutfak masasının üzerindeki kağıtlar.

O geceyi gerçekten hatırlıyordum.

Mert devam etti.

“Bütün çocuklar annelerini çizmişti. Ben de seni çizmiştim.”

Gülümsedim.

“Pembe bir elbiseyle çizmiştin.”

Mert başını salladı.

“Evet.”

Sonra salona döndü.

“Annem o zaman pembe bir elbise giymiyordu. Hatta yıllardır renkli hiçbir şey giymiyordu.”

Bir an durdu.

“Öğretmenim resme bakıp bana annemin neden pembe giydiğini sormuştu.”

Mert’in gözleri doldu.

“Ben de ona, ‘Çünkü annem aslında çok mutlu olmayı hak ediyor,’ demiştim.”

Salondan hafif bir iç çekiş duyuldu.
Reklamlar