Bitkinin yaprakları uzun, ince ve yeşil olduğu için ilk bakışta pırasayı andırabiliyor. Doğal olarak yetiştiği bölgelerde ilkbaharda toplanan genç yaprakları yöresel yemeklerde kullanılıyor. Pazarlarda taze demetler halinde satılan çiriş otu, mevsimi geldiğinde sofralara giren sevilen yabani otlardan biri. Çiriş otunun farklı yörelerde farklı isimlerle bilinmesi de Anadolu'nun bitki kültürünü yansıtıyor. Aynı bitkinin bir bölgede başka, bir başka bölgede farklı bir isimle anılması oldukça yaygın.İbn-i Sina'nın 11. yüzyılda kaleme aldığı El-Kanun fi't-Tıbb, tarih boyunca tıp alanında etkili olmuş önemli eserlerden biri. Kitapta dönemin hastalık anlayışı, tedavi yaklaşımları ve çeşitli maddelerin geleneksel kullanımına ilişkin bilgiler yer alıyor.
Çiriş otuyla ilgili günümüzde dolaşan anlatımlarda ise bitkinin kökünün, öz suyunun veya farklı bölümlerinin çeşitli rahatsızlıklar için kullanıldığı aktarılıyor. Öksürük, yan ağrısı, cilt sorunları ve kas şikâyetleri bu anlatımlarda öne çıkan konular arasında.