Sonra aniden bana doğru koşmaya başlayıp boynuma sımsıkı sarıldılar! “Anne, anne! Sonunda geldin! Bizi alman için rüyalarında sana o kadar yalvardık ki!” diye çığlık atıyorlardı. Bacaklarımın bağı çözülecek gibi oldu. Kızlarım ölmüştü, bu kesinlikle imkansızdı! Ama bütün gün yanımdan bir an bile ayrılmadılar, bana hep “Anne” dediler. Her geçen dakika onların gerçekten benim çocuklarım olmadığına inanmak daha da zorlaşıyordu.
Ta ki akşam olup da “anneleri” onları almaya gelene kadar… Kızlar o kadınla gitmek istemeyince onları güçlükle ve nazikçe ikna ettim. Hiçbir hakkım olmamasına rağmen kendimi tutamayıp kadına yaklaştım. “Kızlarınızla harika bir gün geçirdik, tam bir melekler… Üstelik bana da ne kadar çok benziyorlar…” diyerek söze başladım