İki hafta önce Meral mutfakta torunumuzun doğum günü için meşhur elmalı turta yapıyordu. Lavabonun yanına dökülen suya basıp kaydı. Salondan çığlığını duydum.
“Cem! Yardım et!”
Koşarak içeri girdim. Onu muşambanın üzerinde yatarken buldum; kalçasını tutuyordu, yüzü acıyla buruşmuştu.
“Sanırım kırıldı,” diye fısıldadı gözyaşları içinde.
Ambulans hızlı geldi. Hemen ameliyata aldılar. Doktorlar kalçasının iki yerden kırıldığını söylediler. Yetmiş beş yaşında bu hafife alınacak bir sakatlık değil. “Çok şanslı,” dediler ama bizim yaşımızda iyileşme ne kadar güçlü olursan ol yavaş ilerler.