O gece nefes alması iyice zorlaştı. Gece yarısı gözlerini açtı, duvarda asılı duran o eski yırtık yastığı işaret ederek pürüzlü bir fısıltıyla konuştu: “Bu senin için Merve… Sadece senin için…”
Ve elleri elimden kayıp gitti.
Cenaze günü evin içi insan doldu. Kayınbüyüklerim, görümcelerim geldi. Odayı temizlerken kayınbiraderim Murat, Fatma Teyze’nin başının altındaki o eski yastığı çöp poşetine atmak için yakaladı. Düşünmeden elinden çekip aldım.
“Ne yapacaksın o pis, yırtık şeyi?” diye alay etti görümcem Hülya. Cevap vermedim, yastığı göğsüme bastırdım. Çünkü o, kayınvalidemin ölmeden önceki son emriydi.