Lise Aşkıyla Kızım

"Leyla?" Elif ikimize baktı. "Bir dakika. Siz tanışıyor musunuz?" "Öyle de denebilir," dedim gergin bir sesle. "Elif, beyefendinin ceketini al. Murat, mutfağa. Hemen." Onu mutfağa çektim. "Bu ne demek oluyor?" diye tısladım. "Benim yaşındasın. Kızımdan 20 yaş büyüksün. Ve sen benim eski sevgilimsin." Ellerini kaldırdı. "Leyla yemin ederim, başta onun senin kızın olduğunu bilmiyordum." "Başta," diye tekrarladım. "Yani sonra anladın." Yutkundum. "Evet. Ama onu seviyorum." Daha ona patlayamadan Elif içeri girdi, kollarını kavuşturmuştu. "Erkek arkadaşımı mı sorguya çekiyorsun?" "Elif," dedim, "bu lisedeki Murat. Bir yıldan fazla beraber olmuştuk." Yüzü ifadesizleşti. "Bana bundan hiç bahsetmedin." "Onun bu Murat olduğunu bilmiyordum," diye tersledim. "Bana soyadını hiç söylemedin. Ya da benim yaşımda olduğunu." Murat boğazını temizledi. "Tuhaf olduğunu biliyorum," dedi. "Ama ona değer veriyorum. Hiçbir yere gitmiyorum." Elif, korumacı bir tavırla ona yaklaştı. "Meseleyi tuhaflaştırıyorsun anne," dedi. "Ergenlikteki ayrılık hikayeni benim ilişkime meze yapamazsın." Yemek gergin ve yüzeysel geçti. O günden sonra, adı geçen her konuşma kavgaya dönüştü. "Endişeliyim," diyordum. "Kontrolcüsün," diyordu. "Yaş farkı ve üstüne bir de bu geçmiş..." "Bu senin sorunun," diye sözümü kesiyordu. "Benim değil." Yaklaşık bir yıl sonra evime geldi; gözleri parlıyor, elleri titriyordu. Elin uzattı. Kocaman bir pırlanta. "Anne, Murat’ı seviyorum," dedi. "Evlenme teklif etti. Üç ay içinde evleniyoruz. Ya kabul et ya da tüm bağları koparırız." İçim buz kesti. "Beni hayatından mı çıkarırsın?" diye sordum. "İstemiyorum," dedi gözleri dolarak. "Ama buna engel olmana izin vermeyeceğim. Onu seçiyorum." Zaten kocamı kaybetmiştim. Onu da kaybedemezdim. Her şeyi yuttum ve "Tamam. Orada olacağım," dedim. Ama içimden sürekli, Öylece durup bunu izleyemem diye geçiriyordum.
Reklamlar