“Anne?” dedim şaşkınlıkla. “Burada ne yapıyorsun?”
Bana döndü. Gözleri sertti.
“Otur,” dedi. “Gerçeği bilmen gerekiyor.”
Kocamın yüzü bembeyaz olmuştu.
“Lütfen…” diye fısıldadı. “Beni affet.”
Ellerim titreyerek kağıtları aldım.
İlk sayfada bir hastane raporu vardı.
Tarihi kazadan üç ay sonraydı.
Doktor notları gözümün önünde bulanıklaşıyordu ama bir cümle netti:
“Hasta yoğun fizik tedaviyle kısmi yürüyüş kabiliyeti kazanabilir.”
Kalbim hızla çarpmaya başladı.
Başka bir sayfa çevirdim.
Orada bir ödeme dekontu vardı. Büyük bir fizik tedavi merkezine yapılmış ödemeler.
Ödemeyi yapan kişi…
Annemdi.
Başımı kaldırdım.
“Bu ne demek?” diye sordum.
Annem derin bir nefes aldı.
“Onu buldum,” dedi. “Yıllar önce. Gizlice. Ona yardım etmek istedim. Tedavisini karşılayacaktım.”
Kocama baktı.