Bir akşam Baran ve Selin birlikte geldiler.
Bu kez yüzlerinde telaş vardı.
“Anne, seninle konuşmamız lazım,” dedi Selin.
Onları salona aldım.
Baran doğrudan konuya girdi.
“Ev konusunda bir karar verdin mi?”
Onlara uzun süre baktım.
Sonra sakin bir sesle konuşmaya başladım.
“Evet.”
İkisi de dikkat kesildi.
“Evimi satacağım.”
Baran’ın yüzünde kısa bir rahatlama belirdi.
Ama cümlemi tamamladığımda o rahatlama kayboldu.
“Elde edeceğim parayı, burada yaşayan yaşlıların hayatını güzelleştirmek için kullanacağım. Bahçeye küçük bir kütüphane yaptıracağım. İhtiyacı olanların tedavilerine destek olacağım. Bir kısmıyla da Duru’nun babasına yardım edeceğim.”
Selin’in yüzü bembeyaz oldu.
“Anne… Biz senin çocuklarınız.”
“Biliyorum,” dedim.
“Peki bize hiçbir şey bırakmayacak mısın?”
Gözlerimi onlardan kaçırmadım.
“Ben size yıllarımı bıraktım.”
Odaya ağır bir sessizlik çöktü.