On dört yaşındayken anne ve babamı bir trafik kazasında kaybettim

Yirmi yıl boyunca içimde taşıdığım öfke ve acı bir an için geri geldi.

Ama sonra tuvalet kabininde oturan o küçük kızı hatırladım.

Yalnız olan kızı.

“Ben ne yapabilirim?” diye sordum sonunda.

Mert şaşırmış gibiydi.

“Bilmiyorum… ama Elif’in birinin onu anladığını duymaya ihtiyacı var.”

Bir hafta sonra küçük bir kafede Elif’le buluştum.

Bana bakarken gözlerinde yıllar önceki kendimi gördüm.

Ona tuvalet kabininde yediğim öğle yemeklerini anlattım.

Ama sonunda şunu söyledim:

“İnsanlar seni küçültebilir. Ama kim olduğunu onlar belirleyemez.”

Elif o gün ilk kez gülümsedi.

Eve dönerken fark ettim ki hayat bazen en acı anılarımızı bile başka birini kurtarmak için kullanmamıza izin verir.

Ve o gün anladım.

Geçmiş beni kırmıştı.

Ama aynı geçmiş, bir başkasını ayağa kaldıracak gücü de vermişti.
Reklamlar