Genç adam, bu sözler üzerine cebindeki kartı çıkarıp alaycı bir şekilde göz ucuyla baktı. Ancak kartın üzerindeki o kabartmalı altın yaldızlı harfleri okuduğu an, yüzündeki o kibirli sırıtış saniyeler içinde donup kaldı. Gözleri fal taşı gibi açıldı, rengi anında kâğıt gibi bembeyaz oldu. Titreyen elleriyle kartı yanındaki arkadaşlarına gösterdiğinde, üçünün de nefesi aynı anda kesildi. Boğazlarına koca bir yumruk oturmuştu. Kartta şu yazıyordu: Kerem Karahanlı - Karahanlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı.
O çok güvendikleri, hayatlarını kurtaracağını sandıkları o devasa imparatorluğun sahibi, az önce otobüste hamile bir kadını aşağılayıp "dayı" diye dalga geçtikleri o sessiz adamın ta kendisiydi! Sade giyimi ve mütevazı tavrıyla halkın arasına karışmış bir patrondan kendi infazlarını almışlardı.