Nefesim kesildi. Cenaze görevlisine hava alacağımı söyleyip arabaya atladım. Zihnimde binlerce korkunç senaryo dönüyordu: İkinci bir aile mi? Gizli bir hayat mı? Adresteki yer küçük, sakin bir fırındı. İçeri girdiğimde tezgâhın arkasındaki kadın bana bakıp gülümsedi. O gülümsemeyi bir yerden çok iyi tanıyordum... Midem altüst oldu.
Kadın tam da beni bekliyormuş gibi yavaşça, "Emine..." dedi. Adımı biliyordu! Donakaldım ve sadece "Siz kimsiniz?" diyebildim.
Derin bir nefes alıp doğrudan gözlerimin içine baktı ve dünyamı başıma yıkan o sözleri söyledi: