Tabuttaki İhanet

"Bu günün geleceğini biliyordum. Ben bir yabancı değilim Emine. Ve kocan sana sadece yalan söylemedi... O, senin asla öğrenmemen gereken, bambaşka ikinci bir hayat yaşadı..."

"Nasıl yani?" diye fısıldayabildim, dizlerimin bağı çözülürken. Tezgâha tutunmasam oracıkta yere yığılacaktım. 53 yıl... Dile kolay yarım asır boyunca aynı yastığa baş koyduğum, kokusunu ezbere bildiğim adamın benden sakladığı bu devasa yalanın ağırlığı omuzlarıma çökmüştü.

Kadın, ellerini unlu önlüğüne silerek tezgâhın arkasından çıktı ve yanıma yaklaştı. Yüzündeki o tanıdık gülümsemenin nereden geldiğini o an, çok daha yakından bakınca dehşetle fark ettim. Gözlerinin kenarındaki o ince kırışıklıklar, dudak kıvrımı, hatta şefkatle bakarken hafifçe kısılan gözleri...
Reklamlar