Torunumun okul törenine gittim

Aslı… yedi yıl önce, yağmurlu bir kasım sabahı “Anneciğim, akşama görüşürüz” diyerek evden çıkan ve bir daha dönmeyen kızım. Aylarca süren aramalar, polis tutanakları, televizyon programları… Hiçbir iz bulamamıştık. Sanki yer yarılmış, kızımı ve boynundan hiç çıkarmadığı o yakut kolyeyi yutmuştu. Yıllar süren o kahredici belirsizlik, beni yaşayan bir ölüye çevirmişti. Hayata sadece oğlumun çocuğu, torunum Ege için tutunuyordum.

Peki ama Aslı’nın kolyesi, bu küçük, tanımadığım kızın boynunda ne arıyordu?

Gözlerimi sahneden bir saniye bile ayıramıyordum. Küçük kız gülümsedikçe, Aslı’nın gamzelerini görür gibi oluyordum. Kalbimdeki çarpıntı artık dayanılmaz bir hal almıştı. Ellerim titriyor, alnımdan soğuk terler boşanıyordu. “Allah’ım,” diye fısıldadım içimden, “Lütfen bu bir rüya olmasın. Lütfen karanlığıma bir ışık yak
Reklamlar