arkadaşım öldüğünde 2 yaşındaki oğlunu evlat edindim

Odasına girdiğimde yatağı boştu. Pencere ardına kadar açıktı. Gece rüzgarı perdeleri dövüyordu. O an anladım; Kerem gitmişti. O adamın peşinden, kendi sonuna doğru yürümüştü.

Hande ile hemen polise haber verdik ama elimizdeki mektuplar ve ses kayıtları o kadar karmaşıktı ki, polisin harekete geçmesi zaman alacaktı. Oturup bekleyemezdim. Fotoğrafların çekildiği açıları inceledim. Bir tanesi evimizin karşısındaki eski metruk binanın çatı katından çekilmişti.

Hiç düşünmeden evden fırladım. O binaya ulaştığımda karanlık koridorlarda Kerem’in ismini haykırıyordum. En üst kata çıktığımda, bir odadan cılız bir ışık sızdığını gördüm. Kapıyı tekmemle açtığımda gördüğüm manzara karşısında dizlerimin bağı çözüldü.

Kerem, sandalyeye bağlanmış, ağzı bantlanmış haldeydi. Karşısında duran adam ise fotoğraflardan tanıdığım o yabancıydı. Ama yakından bakınca fark ettim; bu adam Nihal’in yıllar önce bahsettiği, onu saplantılı bir şekilde takip eden ve polise şikayet ettiği o tehlikeli eski sevgilisiydi. Kerem’in babası falan değildi. Sadece bir intikam peşindeydi.
Reklamlar