Arkasında dört komşu daha vardı.
Biri elinde kasa taşıyordu.
Sonra bir diğeri geldi.
Ardından bir başkası.
“Bunlar ne?” diye sordum.
Komşumuz Leman Hanım gülümsedi.
“Bizim bahçenin elmaları.”
Yanındaki adam kasayı yere bıraktı.
“Bizimkiler armut.”
Başka biri:
“Bunlar da erik.”
Ne söyleyeceğimi bilemedim.
Leman Hanım elimi tuttu.
“Tarık her sene bizim çocuklara meyve verirdi. Şimdi sıra bizde.”
Gözlerim doldu.
Ama Aren’in tepkisi daha farklıydı.
Kasaların etrafında dolaştı.
Sonra bana baktı.
“Bunlar babamın değil.”
Kalbim parçalandı.
Çömeldim.
“Değil.”
“Babamın elmaları geri gelmeyecek mi?”