17 yaşındaki oğlum, kanserle mücadele

Telefonu kapattığım anda içime tarifsiz bir korku çöktü. Ece’nin annesinin sesi hâlâ kulaklarımdaydı. Ne ağlıyordu ne de gülüyordu. Ama sesindeki titreme, sıradan bir şey olmadığını anlamam için yeterliydi.

Arabaya atlayıp doğruca hastaneye gittim.

Koridor boyunca yürürken kalbim göğsümden çıkacak gibi atıyordu. Odaya yaklaştığımda içeriden kahkahalar duyunca kısa süreliğine duraksadım. Günlerdir o serviste böyle bir ses duymamıştım.

Kapıyı yavaşça açtım.

İçeride gördüğüm manzara karşısında olduğum yerde kaldım.


Reklamlar