Okudukça göğsüme bir öküz oturmuş gibi hissettim. “Peki şimdi nerede olduğunu nasıl biliyorsun?” diye sordum. İçimdeki derin acı, yavaş yavaş tarifsiz bir öfkeye dönüşüyordu. Bize bunca yıl bu cehennemi yaşatmaya hakkı var mıydı?
Emre cebinden telefonunu çıkardı. “Geçen ay sahte bir sosyal medya hesabından bana bir mesaj geldi. Sadece tek bir fotoğraf. Annemindi... Yaşlanmıştı ama bakışları, gülüşü aynıydı. Sonra mesaj atmaya başladı. O tefeciler yıllar önce büyük bir operasyonda tutuklanıp cezaevine girmişler. Artık tehlike kalmamış. Ama bunca yıl sonra sizin, bizim karşımıza çıkmaya yüzü olmadığı için sadece bana ulaştı. Teyze, o Balıkesir'de küçük bir zeytin kasabasında yaşıyor. Her gün gizli gizli bizim fotoğraflarımıza bakarak ağlıyormuş.”