O an hissettiklerimi kelimelere dökmem imkansızdı. Büyük bir ihanete uğramışlık hissi, kaybolan yıllarıma duyduğum acıma ve her şeye rağmen kız kardeşimi, canımın yarısını yeniden görecek olmanın verdiği o çılgınca umut... Gözyaşlarımı elimin tersiyle sildim. Salonda televizyon izleyen diğer çocuklara çaktırmadan Emre'nin kolundan tuttum.
“Kalk,” dedim kararlı bir sesle. “Gidiyoruz.”
“Nereye?” diye sordu şaşkınlıkla, gözleri kocaman açılmıştı.
“Annene,” dedim. “Bunca yıl sizin için saçımı süpürge ettim. Onun bana vereceği çok büyük bir hesap, size vereceği yılların sevgisi var.”