Artık sana anlatmamız gereken...

Zarfı ellerim titreyerek elime aldım. Üzerindeki yazıyı defalarca okudum. Bu, hiç şüphe yoktu, Zeynep’in el yazısıydı. Yıllarca sakladığım eski kartpostalları, bana yazdığı küçük notları ezbere bilirdim. Aynı harfler, aynı eğik satırlar, aynı “M” harfi…

“Bu… nasıl mümkün olabilir?” diye fısıldadım.

Elif ile Defne karşıma oturdular. İkisinin de gözleri doluydu.

“Baba,” dedi Elif. “Lütfen mektubu sonuna kadar oku.
Reklamlar