Zarfın içindeki sararmış kâğıdı dikkatlice açtım.
“Bu mektubu okuyan kişi büyük ihtimalle kızlarımı büyüten insandır. Eğer öyleyse, senden tek isteğim beni hemen yargılamaman. Çünkü bunu isteyerek yapmadım.”
Kalbim göğsüme sığmıyordu.
“Ben Zeynep. Eğer sana öldüğüm söylendiyse, bu gerçeğin sadece yarısıdır.”
Bir an nefes alamadım.
Devamını okumaya başladım.
Kazadan sonra Zeynep ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı. Doktorlar bebeğin öldüğünü söylemişti ama gerçekte ikiz bebekleri dünyaya getirmişti. Doğumdan sonra hastanenin muhasebe bölümünde çalışan, büyük borçlar içindeki bir görevli ile yasa dışı evlatlık çetesi bağlantısı olan bir hemşire, bebekleri kaçırmıştı. Zeynep ise ağır ilaçların etkisi altında tutulurken bebeğinin öldüğüne inandırılmıştı.