Bebeğin babası nerede?

Elif yirmi altı yaşındaydı. Birikmiş kira borcu, İstanbul’da küçük bir lokantada garsonluk işi ve içeriden tekmeleyen bir bebeği vardı. Aylarca iki vardiya çalışmıştı; müşterilerin acı sos fazla diye şikâyet ettiği bir esnaf lokantasında tabak taşıyarak. Geceleri ikinci el pazardan aldığı bebek kıyafetlerini yıkamış, karnına fısıldamıştı.

“Ben kalacağım,” diye söz vermişti.

Şimdi, dokuz ay sonra, tek başına doğuma giriyordu.

Onu karşılayan hemşirenin adı Zeynep’ti. Gözleri yorgundu ama sesi sıcaktı.

“Eşiniz arabayı park mı ediyor?”
Reklamlar