"Gül’ün ölümü hakkında ne kadar bilgin vardı?" diye sordum. Annem yıkılmış bir ses çıkardı. Babamın yüzü değişti. Şaşkınlık değil, hesaplama vardı. Bu yeterli bir cevaptı.
Öne doğru eğildim. "Belki bunu sen başlatmadın. Ama gömülmesine yardım ettin." "Bu aileyi korudum," dedi. Güldüm. "Sen kontrolü korudun."
Annem fısıldadı: "Lütfen." Ona baktım. "Beni sevdin mi?" Gözyaşları içinde başını kaldırdı. "Evet." "Öyleyse neden tek bir kelime etmeden beni kovmasına izin verdin?" Cevap veremedi.
Ben de kendi cevabımı verdim. "Adımı geri alıyorum," dedim. "Ve Metin Bey her şeyi dosyalıyor."
Babam kaskatı kesildi. "Bundan sonra geleceklerle başa çıkabileceğini mi sanıyorsun?" "Hayır," dedim. "Ama gelecek olan benim hayatım." Sonra dosyayı aldım ve çıktım.
Bu üç ay önceydi. Dilekçeler verildi. Kimlik kayıtlarım inceleme altında. Miras belgeleri inceleniyor. Müfettişler, Gül’ün ölümü ve miras davasıyla bağlantılı eski şirket kayıtlarını ve mühürlü belgeleri talep etmeye başladı.