Evden koşarak çıktım.
Ardından boşanma süreci geldi. Çok zordu ama en azından doğmamış bebeğim için toparlanmaya çalışıyordum. Kısa süre sonra Leyla, kızı Ceren'in hamile olduğunu ve Burak ile evleneceklerini söyledi. Neredeyse tüm mahalle onların tarafını tuttu. İnsanlar arkamdan konuşuyor, kendi ailem bile beni baskı altına alıyordu. Yaşadığım bu ağır stresin altında ezildim ve bebeğimi kaybettim. O an ayaklarımın altından zemin kayıp gitmişti. Bir süre sonra Burak, hayatındaki her şey mükemmelmiş gibi yüzünde koca bir gülümsemeyle kapıma geldi ve beni düğününe davet etti. "Biz hala arkadaşız," dedi. Bunca ihanetin ve çocuğumu kaybetmemin ardından beni düğününe çağırma cüretini göstermesi içimde büyük bir öfke patlaması yarattı. Bağırmak istedim ama kendimi tuttum. Sadece gülümsedim ve düğüne geleceğimi söyledim. İşte tam o an, onlara hayatları boyunca unutamayacakları bir DÜĞÜN HEDİYESİ hazırlamaya karar verdim. Çünkü Burak, onun geçmişine dair sakladığım o büyük ve karanlık sırdan tamamen habersizdi...