Geceleri çalışıp kanser tedavisi gören kocama...

“Demek söylemesinden korkuyordun.”

Bora öne eğildi.

“Sen anlamıyorsun.”

“O zaman anlat.”

Bir süre sustu.

Sonra kadının adının Selma olduğunu söyledi.

Tedavinin ilk aylarında hastanede tanışmışlardı. Selma’nın kardeşi de aynı serviste tedavi görüyormuş.

“Bana kendimi hasta biri gibi hissettirmedi,” dedi Bora.

Bu cümle içimi acıttı.

“Ben sana ne hissettirdim?”

“Sen sürekli ilaçları, randevuları, yemekleri konuşuyordun.”

Bir an gerçekten ne duyduğuma inanamadım.

“Çünkü kanserdin, Bora.”

“Biliyorum.”

“Ben sen yaşa diye çalıştım.”

“Bunu inkâr etmiyorum.”

“Geceleri fabrikada çalışıp sabah seni hastaneye getirdim.”

“Biliyorum.”

“Peki sen ne yaptın?”

Başını eğdi.

“Selma bana geleceği düşünmeyi öğretti.”

Gözlerimi kapattım.

Sonra sakin bir şekilde sordum.

“Ortak hesaptaki para nerede?”

Bora sustu.

“Selma’ya mı verdin?”

“Bir kısmıyla yeni bir ev için kapora verdik.”

İşte o an içimde Bora için kalan son şey de öldü.

Yalnızca evliliğimiz değil.

Ona duyduğum saygı da bitmişti.

Ayağa kalktım.
Reklamlar