Huzurevinde son günlerini yaşayan

Defterin sayfalarını hızlı hızlı çevirirken gözyaşlarım kağıdın üzerine damlıyordu. Her bir sayfada benim büyüyüşümün gizli tanıklıkları vardı.

“Bugün kızım ilk adımını atmış. Annemle parkta yürürken uzaktan gördüm. Yanına koşup sarılmamak için tırnaklarımı avuçlarıma geçirdim.”

“Bugün ilkokula başladı. Beyaz yakası ne kadar da yakışmış. Ona gizlice bir hediye paketi bıraktım okul kapısına.”

“Liseyi birincilikle bitirdi. Salondaki en arka sırada oturup onu alkışladım. Kimse benim onun babası olduğumu bilmiyordu.”

Yıllar boyunca, bir gölge gibi beni takip etmişti. Her doğum günümde bana gönderilen ama gönderen kısmı boş olan o isimsiz hediyelerin, üniversite bursumun arkasındaki gizli hayırseverin kim olduğu birdenbire açıklığa kavuşmuştu. Ben onu kimsesiz, çaresiz bir yaşlı adam sanırken; o benim hayatımın her anında, arkamda duran ama varlığını hissettiremeyen bir koruyucu melekti
Reklamlar