O akşam, kutuyu da yanıma alarak Necati ile birlikte gittiğimiz o deniz kenarına döndüm. Dalgalar kıyıya vururken, ayakkabılarımı çıkarıp kuma bastım. Rüzgar saçlarımı savururken içimdeki o yıllardır süren yetimlik hissinin yerini, derin bir kabulleniş ve sevgi kapladı.
Anlamıştım ki; terk edilmiş değildim. Hiçbir zaman da yalnız kalmamıştım. Babam beni bir ömür boyu, kendi hayatını feda pahasına sevmiş ve korumuştu. Deniz rüzgarına karşı durup sessizce fısıldadım:
“Seni affediyorum baba… Ve tuzağına düştüğüm için hayatımda ilk kez bu kadar mutluyum.”