Elini tuttum.
“Umarım hiç korkmaz kızım. Ama korktuğunda da gerçeği öğrenmekten vazgeçmesin.”
İdil başını omzuma yasladı.
Bahçede küçük Eylül’ün kahkahaları yükseliyordu.
Yıllarca kızımı kaybetme korkusuyla yaşamıştım. Şimdi ise onun kendi kızına sarılışını izliyordum.
Ve o an anladım ki gerçek mucize yalnızca ölümden kurtulmak değildi.
Gerçek mucize, bütün acılara ve hatalara rağmen yeniden güvenmeyi, sevmeyi ve yaşamayı öğrenebilmekti.
Çünkü bir aileyi ayakta tutan şey kusursuz insanlar değil, hatalarını kabul edebilen insanlar ve o hataların üzerine dürüstlükle yeniden kurulan sevgiydi.