O gece eve dönerken eşim Rıfat’a hiçbir şey anlatmadım. Çünkü Barın, ertesi sabah hastanede benimle yalnız görüşmek istediğini söylemişti.
Sabaha kadar gözümü kırpmadım.
Ertesi gün hastaneye gittiğimde Barın beni küçük bir toplantı odasına aldı.
Masanın üzerinde kalın bir dosya duruyordu.
“Anne, önce size bir şey itiraf etmeliyim,” dedi.
“İdil’in iyileşmesi sandığınız gibi yalnızca uyguladığımız tedavi sayesinde olmadı.”
Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
“Nasıl yani?”
“İdil’in hastalığı, bağışıklık sistemini etkileyen çok nadir bir genetik bozukluktu. Geleneksel tedaviler sonuç vermeyince deneysel bir hücre tedavisine başvurduk.”
“Bunları biliyorum.”
“Ama bilmediğiniz bir şey var. O tedavide kullanılan hücrelerin kaynağı size doğru anlatılmadı.”
Barın dosyadan sararmış bir belge çıkardı.