Hastaneden çıktığımda ellerim titriyordu.
İdil’in çocukluğunu düşündüm.
Ağrılar yüzünden uyuyamadığı geceleri, odasındaki oyuncak bebeğe sarılıp ağlayışını, doktorların çaresiz yüzlerini…
Bir anne olarak tek dileğim onun yaşamasıydı.
Şimdi ise hayatını kurtardığını düşündüğümüz tedavinin ardında bir sır vardı.
Akşam Barın bizi evlerine çağırdı.
İdil kapıyı açtığında yüzündeki gülümseme içimi parçaladı.
“Anneciğim, bebek odası için renk seçiyoruz. Sen de yardım edeceksin.”
Ona sarıldım.
Keşke zaman orada durabilseydi.
Salona geçtiğimizde Barın masaya bir dosya koydu.
“İdil, sana söylemem gereken önemli şeyler var.”
Kızım önce gülümsedi.
Sonra kocasının yüzünü görünce sustu.