Kocamın cenazesinde, tabutunu son kez görmek için eğildiğimde ellerinin altına sıkıştırılmış buruşuk bir not buldum.
57 yaşındayım ve on dokuz yaşımdan beri ilk kez “kocam” diyebileceğim kimse yok.
Otuz sekiz yıl boyunca aynı hayatı paylaştık. Büyük sürprizlerimiz olmadı ama güvenimiz vardı. En azından ben öyle sanıyordum. O sabah her zamanki gibi yürüyüşe çıktı. Bir saat sonra telefonum çaldı. Parkta yere yığılmış halde bulunmuştu. “Ani kalp krizi geçirdi” dediler. Hayatım, tek bir cümleyle ikiye bölündü.