Kocamın cenazesinde, tabutunu son kez görmek

“Ölümüm göründüğü gibi olmayabilir. Çalıştığım son projeyi hatırlıyor musun? Sana hep ‘önemsiz bir danışmanlık işi’ demiştim. Değildi. Yanlış insanların yanlış işlerine şahit oldum. Konuşmamı istemiyorlar. Eğer bana bir şey olursa, evdeki eski sandığın içindeki dosyayı bul.”

Kalbim göğsümü parçalayacak gibi atıyordu. Cenaze evinin uğultusu kulaklarımda çınlarken ben bambaşka bir dünyanın içine düşmüştüm. “Ölümüm göründüğü gibi olmayabilir.” Bu cümle beynimde yankılanıp durdu.

Eve döner dönmez kimseye bir şey söylemeden yatak odasına geçtim. Gardırobun üst rafındaki eski ahşap sandığı indirdim. İçinde yıllardır açmadığımız fotoğraf albümleri, birkaç mektup ve en altta siyah bir dosya vardı.

Dosyayı açtığımda içinden banka dekontları, isim listeleri ve bazı yazışmalar çıktı. Kocamın adını taşıyan resmi belgeler değildi ama imzası olan notlar vardı. Bir de küçük bir USB bellek.

Tereddüt ettim. Ama artık geri dönüş yoktu.
Reklamlar