“Mehmet Bey’in eşi misiniz?” diye sordu

“Onu sonunda buldum. Kızımın bir kızı var. Yani benim torunum. Ama ben artık çok yaşlıyım. Onlara gerçeği anlatacak cesareti bulamadım. Bu yüzden senden bir şey rica ediyorum. Eğer bunu okuyorsan, demek ki artık aranızda değilim. Onlara ulaşmanı ve gerçeği anlatmanı istiyorum. Çünkü sen hayatımda tanıdığım en güçlü ve en merhametli insansın.”

Mektubu bitirdiğimde gözlerim dolmuştu.

Birden cenazede bana zarfı veren küçük kızı hatırladım.

Demek ki…

O, Mehmet’in torunuydu.

Garajda bir süre sessizce oturdum. İçimde öfke yoktu. Sadece büyük bir şaşkınlık ve garip bir hüzün vardı. Mehmet hayatı boyunca bir sırrın yükünü taşımıştı.
Reklamlar