Ölmek Üzere Olan Eşimin Son Dileği: İ

"Benim... bir oğlum mu var?"

Seçil ağlayarak başını salladı.

Dizlerim tutmadı. Koltuğun kenarına tutunmasaydım yere düşecektim. Yıllarca Jale'yle çocuk sahibi olamamış, doktor kapılarında umut aramıştık. Sonunda kaderin bize başka bir yol çizdiğini kabullenmiştik. Oysa benim bir oğlum, hatta bir torunum varmış.

"Bana neden hiç ulaşmadınız?" diye sordum.

"Mektuba inandım," dedi Seçil. "Bir süre sonra Barış doğdu. Onu tek başıma büyüttüm. Yıllar sonra gerçeği anlatmaya cesaret ettiğimde, 'Beni istemeyen birini aramayacağım,' dedi. Ben de onu zorlamadım."

Elimdeki mektubu masaya bıraktım. Jale'nin ölüm döşeğindeki yüzü gözümün önüne geldi. Özür dileyen bakışlarının anlamı artık apaçık ortadaydı. Yine de bir şey eksikti.

"Peki Jale, bunca yıl sonra neden konuşmak istedi?"

Seçil cevap vermek üzereydi ki kapı çaldı.

Kapıyı açtığında içeri, fotoğraftaki adam girdi. Elinde market poşetleri vardı. Beni görünce durdu. Poşetlerden biri yere düştü, portakallar koridora yuvarlandı.

"Anne," dedi sertçe. "Bu adam burada ne arıyor?"
Reklamlar