Ona daha fazla yalan söyleyemem

“Ona daha fazla yalan söyleyemem. Benim onunla bir aile kurmak istediğimi sanıyor... Ama ben o çocukları bu yüzden evlat edinmedim.”

Sözcükler, odanın loş havasında asılı kalırken nefes almayı unuttuğumu fark ettim. Göğüs kafesim daralıyor, kalbim kulaklarımda sağır edici, ritmik bir tempoyla atıyordu. Murat’ın boğuk hıçkırıkları ahşap kapının aralığından sızarken, elim gayriihtiyari kapı koluna gitti. Titreyen parmaklarımla kapıyı yavaşça, hiç ses çıkarmadan biraz daha ittim. Zihnim duyduklarımı reddetmek için çırpınıyordu ama kulaklarım bana acımasız gerçeği sunmaya devam etti.

Murat sırtı bana dönük bir şekilde masasına çökmüştü. Bir eliyle başını tutuyor, diğer eliyle telefonu kulağına bastırıyordu.

"Biliyorum," dedi titrek, çatallı bir sesle. "Biliyorum abla... Ama ne yapabilirdim? 

Reklamlar