Bana "gerçek bir aile" kuracağımızı söylerken, aslında beni kendi ihanetinin meyvelerine bakıcı yapmak için kandırmıştı. O masum ikizler, kocamın başka bir kadından olan kendi biyolojik çocuklarıydı.
Kapıyı hızla, sonuna kadar açtım. Menteşelerin çıkardığı o tiz gıcırtı, Murat’ın sırtına saplanan bir ok gibi onu yerinden sıçrattı. Başını hızla bana çevirdiğinde, elindeki telefon büyük bir gürültüyle parke zemine düştü. Yüzü kâğıt gibi bembeyazdı. Gözlerindeki o dehşet, suçüstü yakalanmış bir canavarın saf korkusuydu.
"Sen..." diye fısıldadım, sesim o kadar derinden ve soğuk çıkmıştı ki ben bile kendimi tanıyamadım. "Sen ne yaptın?"
Murat telaşla ayağa fırladı, ellerini teslim olur gibi havaya kaldırıp bana doğru bir adım attı. "Hayatım... Lütfen, duydukların... Her şeyi açıklayabilirim.