Sabahın ilk ışık perdelerinin arasında..

Başlarda bunlar sevgi göstermeleri gibiydi; benimsemesi kolay jestlerdi. Kahvaltı hazırlandığında elini tutuşumuzu, omzuna serdiğim örtüyü hatırlıyorum. Zamanla ise ricâların tonu değişmeye başladı: hep bir beklenti, sanki eksik kalan bir şeyin sürekli benden tamamlanması gerekiyordu. Bir gün yatağında derin bir sessizlikte gözlerine bakarken, o bekleyişin bende nasıl bir ağırlık bıraktığını düşündüm. Yeni bir istek daha geldi: “Bu hafta sonu ailemin yanına gitmek istiyorum. Sen de gelir misin?”.
Reklamlar