Adım Kamuran Villalba. Altmış sekiz yaşındayım ve son dört yıldır oğlum Deniz’in, gelinim Leyla ile birlikte İstanbul’un hemen dışındaki evinde yaşıyordum. Eşim vefat ettikten sonra, Deniz’in tam olarak açıklayamadığı bir borcunu kapatmasına yardım etmek için ömrümüzün büyük kısmını geçirdiğimiz o küçük daireyi satmıştım. Bunun sadece geçici bir durum olduğuna, işler düzelene kadar birkaç ay süreceğine dair söz vermişti. Ancak aylar yıllara dönüştü ve zamanla bu evdeki rolüm bir anneden ziyade, istenmeyen bir fazlalığa dönüştü.