Eşimle lisede tanıştım

Beni bıraktılar.
Üniversite için ayırdıkları parayı kestiler. Evden ayrıldım. Eşim olacak adamın ailesi beni evlerine aldı. O dönem yarı zamanlı çalıştım, açık öğretimden dersler aldım. Fizik tedavi randevularına birlikte gittik. Onu mezuniyet balosuna gitmeye ikna ettiğim gece insanların bakışlarını hissettim ama başımı dik tuttum.
O sandalyede oturan adam hâlâ en sevdiğim insandı.
Zamanla acı alışkanlığa, alışkanlık sevgiye, sevgi dayanışmaya dönüştü. Evlendik. Küçük bir ev tuttuk. O yazılım öğrenmeye başladı, evden çalışabileceği bir alan buldu. Zihni bedeninden çok daha hızlıydı. Ben bir yayınevinde editör oldum. Çocuğumuz doğduğunda hastane odasında sadece biz vardık. Ailem gelmedi.
Ama eksik hissetmedim.
En azından öyle sanıyordum.
On beş yıl sonra, sıradan bir salı günü, hayat yine yön değiştirdi.
İşten erken çıkmıştım. Eve girdiğimde mutfaktan yükselen gergin bir ses duydum. Tanıdık ama yabancı.
Reklamlar