Dr. Samet başını salladı.
“Dün kendisiyle konuşmuşlar. Önce ona sormuşlar. Uygun olduğunu söylemiş. Ama istemezsen görüşmek zorunda değilsin.”
Bu cevap içimi rahatlattı. Mektubun üzerine baktım. Babasının zengin olduğunu öğrenmek, iki gece önce bankta gördüğüm çaresiz kadını gözümde değiştirmiyordu.
“Görüşürüm,” dedim. “Ama öncelikle bir şikâyet olmadığını bilmek istiyorum. O gün hastaneden çıktıktan sonra kendi arabamla götürdüm. Acaba yanlış mı yaptım?”
Dr. Samet derin bir nefes aldı.
“Hayır, Yaprak. Hakkında bir şikâyet yok. Seni çağırırken sözlerimi yanlış seçtim. Yönetimden böyle önemli bir mektup gelince ciddi davranmam seni korkuttu. Kusura bakma.”