KARDEŞİM HASTANEDE YAŞAM MÜCADELESİ VERİRKEN

“Çünkü seni korumak istedi.”

Bartu birkaç saniye sustu.

Ardından cebinden küçük bir zarf çıkardı.

Üzerinde Ceylin’in el yazısı vardı.

Ablama.

Zarfı açarken parmaklarım titriyordu.

İçinde tek sayfalık bir mektup vardı.

Ceylin şöyle yazmıştı:

“Eğer bunu okuyorsan belki sana kendim anlatamamışım demektir. Ama ne olur bana kızma. Ben bu sırrı saklamayı seçtim çünkü ailemizin yıllarca yaptığı hataların senin kalbinde yeni yaralar açmasını istemedim.”

Gözyaşlarım kâğıda damladı.

Bir sonraki satır beni daha da sarstı.

“Bartu benimle gerçeği öğrendiği için evlenmedi. Bana acıdığı için de evlenmedi. O, beni çocukluğumuzdan beri olduğum kişi olarak gördüğü için sevdi.”

Bartu yüzünü ellerinin arasına aldı.

Mektubu okumaya devam ettim.

“Bir gün ona neden beni seçtiğini sordum. Bana, ‘Çünkü senin yanında olduğumda başka biri gibi davranmak zorunda kalmıyorum,’ dedi.”

Nefesim kesildi.

“İşte sana söylemek istediği gerçek neden buydu.”

Bartu başını kaldırdı.

“Ben Ceylin’le onu kurtarmak için evlenmedim,” dedi.

“Onun beni kurtardığını fark ettiğim için evlendim.”

Tam o anda ameliyathane kapısı yeniden açıldı.

Doktor bu kez doğrudan bize baktı.

“Ceylin uyandı.”

Bartu olduğu yerde dondu.

“Ne?”

“Zayıf ama bilinci açık.”

Bartu koşmaya başladı.

Ben de peşinden gittim.

Yoğun bakım odasına girdiğimizde Ceylin solgun yüzüyle yatağında yatıyordu.

Bartu elini tuttu.

Ceylin güçlükle gözlerini açtı.

Sonra bana baktı.

Elimdeki mektubu görünce hafifçe gülümsedi.

“Okudun mu?”

Başımı salladım.

Yanına yaklaşarak alnından öptüm.

“Bunca şeyi neden tek başına taşıdın?”

Ceylin gözlerini kapatıp fısıldadı.

“Çünkü geçmişte kimin kimi incittiğinin artık önemi yoktu.”

Sonra Bartu’ya baktı.

“Önemli olan, sonunda kimin kaldığıydı.”
Reklamlar