Zarfın içindeki fotoğrafları masaya yaydım. İlk fotoğrafta Meltem, tanımadığım bir adamla bir kafede oturuyordu. İkinci fotoğrafta aynı adam, Tayfun'un arabasının yanında duruyordu.
Üçüncü fotoğrafı gördüğümde ise neredeyse bayılacaktım.
Fotoğraf bizim evimizin güvenlik kamerasından alınmıştı. Meltem, Tayfun'un ölümünden önceki gece mutfağımızdaydı. Yanındaki adam ise diğer fotoğraflarda gördüğüm kişiydi.
"Bu adam kim?" diye sordum.
Orhan Bey cevap vermeden önce kapıyı kapattı.
"Adı Fırat. Şirketimizin eski finans müdürü. Altı ay önce işten çıkardık. Ancak Meltem'le bağlantısının sürdüğünü bilmiyorduk."
Tam o sırada telefonum çaldı.
Arayan Meltem'di.
"Nesrin, neredesin? Eve geldim ama kapıyı açan yok. Çocuklar okuldan çıkmadan alışveriş yapalım demiştim."
Kalbim hızlandı. Nerede olduğumu söylememem gerektiğini hissediyordum.
"Doktordayım. Birazdan ararım."