12 YAŞINDAKİ KIZIM, KANSERLE MÜCADELE EDEN

Üzerinde benim adım yazıyordu.

SEVİL’E.

Yazıyı tanıdım.

Cem’in el yazısıydı.

Ellerim titreyerek zarfı açtım.

İçinden iki sayfalık bir mektup çıktı.

İlk cümlede gözlerim doldu.

“Sevil, eğer bunu okuyorsan, anlatmak için zaman bulamadığım şeyler yüzünden senden özür dilerim.”

Devam ettim.

Cem kardeşi Derya’yı yıllar sonra bulduğunu yazmıştı.

Gökçe’nin hastalığını öğrendiğinde kendi çocukluğunu hatırladığını, kızın tedavisine gizlice destek olduğunu anlatıyordu.

Sonra cümleler daha da ağırlaştı.

“İdil’e bunu hemen söylemek istemiyorum. Çünkü benim hastalığımla uğraşırken başka bir yük taşımasını istemem. Ama bir gün yolları kesişirse, bunun tesadüf olmadığını bil.”

Mektubu elimden düşürdüm.

İdil yanıma geldi.

“Anne…”

Gözlerim Gökçe’ye kaydı.

Bir anda yüzündeki bazı ayrıntıları fark ettim.
Reklamlar