5 YAŞINDA BİR KIZ EVLAT EDİNDİ

aşkınlıktan donakalmıştım. "Neden bahsediyorsun sen?" diye sorabildim sadece.

Elleri titreyerek elindeki zarfı mutfak masasına bıraktı. "Kaan ile bir DNA testi yaptırdık," dedi boğuk bir sesle. "Evlat edindirme kurumu bize yalan söylemiş."

Kanımın çekildiğini hissettim. "Ne hakkında yalan söylemiş?"

Merve yaşlı gözlerini bana kaldırdı. Sesi çatlıyordu. Sonra dudaklarından dökülen kelimeler, başta kafamda hiçbir anlam ifade etmedi. Ancak saniyeler sonra, sadece onların değil, benim hayatım hakkında bildiğimi sandığım her şeyi kökünden sarsacak, tüm geçmişimi altüst edecek o korkunç gerçeği yüzüme haykırdı...

"Evlat edindirme kurumu bize yalan söylemiş," dedikten sonra Merve'nin gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Kanımın çekildiğini hissettim. "Ne hakkında yalan söylemiş?" diye sorduğumda, Merve yaşlı gözlerini bana kaldırdı. Sesi çatlıyordu. Sonra dudaklarından dökülen kelimeler, başta kafamda hiçbir anlam ifade etmedi. Ancak saniyeler sonra, sadece onların değil, benim hayatım hakkında bildiğimi sandığım her şeyi kökünden sarsacak, tüm geçmişimi altüst edecek o korkunç gerçeği yüzüme haykırdı:

"Elif... O senin biyolojik kızın."

Mutfaktaki buzdolabının boğuk motor sesi dışında, o an dünyadaki tüm sesler bıçak gibi kesilmişti. Sadece boş boş Merve'nin yüzüne baktım. Dudaklarım aralandı ama boğazımdan tek bir hece bile dökülmedi. Zihnim havada asılı kalan bu iki kelimeyi şiddetle reddediyordu: Senin kızın.

"Merve, sen ne saçmalıyorsun?" diyebildim nihayet, sesim fısıltıdan hallice, titrek bir haldeydi. "Benim çocuğum yok. Sen de çok iyi biliyorsun... Beş yıl önce..." Cümlemi tamamlayamadım. Boğazıma koca, dikenli bir yumru oturmuş, nefesimi kesmişti grsele ilerleyn devamı sonraki sayfada....
Reklamlar